Mar
19
2011
0

Hangi yiyecekler strese iyi geliyor ?

Bazı yiyecekleri tüketerek stresle başa çıkabilirsiniz. İşte o yiyecekler…


Kuşkonmaz: Bu yeşil sebze folik asit açısından oldukça zengin. Folik asit, ruh halinizi dengelemenize yardım eder. Stresli olduğunuz zamanlarda vücudunuz ruh halinizi etkileyecek hormonlar üretir. Bir santim kalınlığında yedi sap kuşkonmaz ile stresten kurtulurken yerine kilo da almayacak ve sağlıklı kalacaksınız.

Kırmızı et: Yüksek oranda çinko, B vitaminleri ve demir içeren kırmızı et, stresli bir günün akşamında Masaya konulacak en uygun yiyeceklerden.

Süt: Vitamin B12 ve B2 dışında bol bol antioksidan da içeren süt, strese karşı da birebir. Kalsiyum ve proteinleri unutmamalı.

Süzme peynir ve meyve: Süzme peynir kalsiyum ve protein açısından zengin, ayrıca şeker yüklü olmadığı için sizi uzun sure tatmin edecektir. Bu peyniri portakal gibi C vitamini yüksek olan meyvelerle birlikte denemelisiniz.

Badem: Stresini dişlerinizi geçirerek hafifletecek bir şeye mi ihtiyacınız var? Öyleyse bu asabi tavrınıza önerimiz badem olur. Çinko ve magnezyum dışında E ve B2 vitaminleri açısından da oldukça zengin.

Yabanmersini: Antioksidanlar açısından zengin olan yabanmersini aynı zamanda bize çok lif az kalori seçeneğini sunuyor. Aynı zamanda stres savar olan C vitamini açısından da oldukça cömert.

Ton balığı: B6 ve B12 vitaminleri içeren ton balığı özellikle öğlen yemekleri için ideal bir tercih. Ayrıca az yağlı protein kaynaklarından biri olarak da biliniyor ama elbette kendisine çok yakışan mayonezden uzak durduğunuz sürece.

 

Yazar by hakan in: Bilinmeyenler,Sağlık | Etiketler: , ,
Mar
18
2011
0

Zayıflamak için gerekli 7 şifalı madde.

Kimi yağ yakımını hızlandırıyor, kimi troit bezlerinin verimli çalışmasını sağlıyor. İşte o maddeler..


Tere tohumu: Metabolizmanın canlanmasına yardımcı oluyor ve troid bezlerinin daha verimli çalışmasına katkıda bulunuyor.

Funda yaprağı: Zayıflamaya ve yağların vücut tarafından daha iyi yakılmasına destek veriyor. Açlığın bastırılmasına da yardım ediyor.

Zencefil: Alınan besinlerin daha iyi sindirilmesine yardımcı oluyor ve bünyeyi güçlendiriyor. Kilo verilirken enfeksiyonlara yakalanma riskini de azaltmaya destek oluyor.

Yeşil çay: Metabolizmayı hızlandırarak kilo vermeye ve bağırsaktaki faydalı bakterileri artırarak sindirmeye yardımcı oluyor.

Krom GTF: Pankreasın kan şekeri seviyesini dengelemesine destek veriyor. Diyetlerde kan şekeri seviyelerinin düşmesine ve artmasına engel oluyor. Açlığın ve tatlı krizinin bastırılmasında fayda sağlıyor.

Co-Enzyme Q10: Zayıflarken sağlığınızı korumanıza yardım eden güçlü bir antioksidan. Enerji metabolizmasını canlandırarak kilo kaybı sırasında yaşanan halsizlik problemlerine karşı etkili oluyor.

L-Carnitine: Vücutta depolanmış yağların yakımını hızlandırıyor ve kasların performansını artırıyor. Özellikle diyetle beraber yapılacak olan egzersizden daha iyi sonuç alınmasına destek veriyor.

 

Yazar by hakan in: Bilinmeyenler | Etiketler: , ,
Mar
01
2011
0

Sırt ağrısı 4 milyon yıl öncesine dayanıyor.

Bilim adamları, sırt ağrısının bundan 4 milyon yıl önce de görüldüğünü açıkladılar.

history,backache,human body,biology,health,medicine,science

Cambridge Üniversitesi’nde görevli araştırmacılar, yaklaşık yarım milyon yıl öncesinde yaşamış 45 yaşındaki bir adamın fosilleşmiş omurgasını incelediler ve sırt kemiklerinde yırtılma ve aşınmadan şikayetçi olduğunu belirlediler.

Araştırma ekibi tarafından analiz edilen fosil kayıtları, sırt problemlerinin 4 milyon yıl öncesinde de oldukça belirgin olduğunu gösterdi.

Bilim adamları, milyonlarca yıl öncesinde de spondilolistez (bir omurganın diğeri üzerine kayması) gibi çeşitli sırt problemlerinin görüldüğünü tespit etmiş oldular.

Yazar by hakan in: Bilinmeyenler | Etiketler: , ,
Şub
18
2011
0

Bilinmeyenler

-Bir yılan 3 yıl uyuyabilir.

-Bal bozulmayan tek gıdadır.

-Ördeğin sesi yankı yapmaz.

-Denizyıldızlarının beyni yoktur.

-Üzüm mikrodalga fırında patlar.

-İnsan yılda en az 1460 rüya görür.

-İçtiğimiz sular 3 milyar yaşındadır.

-Karınca iki hafta su altında yaşayabilir.

-İnsan kalbi dakikada 60-80 defa çarpar.

-Parmak izi gibi herkesin dil izi de farklıdır.

-”Pi” sayısının bir milyarıncı rakamı 9′dur.

-Dünyada insanlardan daha çok tavuk var.

-Venüs saat yönünde dönen tek gezegendir.

-İnsanın kalça kemiği betondan daha sağlamdır.

-Hiçbir kağıt 7 defadan fazla 2′ye katlanamaz.

-Türkiye’de Mehmet adında 1 milyon 229 kişi var.

-Sabahları elma kahveden daha fazla uykunuzu açar.

-Yerçekimsiz ortamda mum alevi küre şeklinde olur.

-El tırnakları ayak tırnaklarından 4 kat daha hızlı uzar.

-Otomobil sayısı insan sayısından 3 kat daha hızlı artıyor.

-Doğum gününüzü en az 9 milyon kişiyle paylaşıyorsunuz.

-Bir bardak sıcak su, buzdolabında soğuk sudan daha çabuk donar.

-Günde 24 saat sayı saysanız, 1 trilyona ulaşmanız 31 bin 688 yıl alır.

-Dünyada bir yılda gerçek paradan daha fazla Monopol parası basılıyor.

-Eksi 90 derecede nefesimiz, havanın ortasında donar ve düşer.

-Vücudumuzdaki tüm damarları uç uca ekleseniz 19 bin 200 kilometre eder.

-Çin’de İngilizce konuşan kişi sayısı Amerika’dan daha fazladır.

-Elma, soğan ve patatesin tadı aynıdır. Fark sadece tamamen
kokularından kaynaklanır. Aslında hepsi tatlıdır.

-13 rakamının uğursuz olarak bilinmesi nedeniyle ABD’de birçok otelde 13.katta oda bulunmaz.

Şub
18
2011
1

Dünyanın 4. büyük gölü çölleşiyor!!

Dünyanın 4. büyük gölü olarak bilinen Aral Gölü, son 50 yılda yüzde 90 küçülerek, yerini suların çekildiği bölümde oluşan, “dünyanın en genç çölü” Aralkum’a bırakıyor.

aral gölü

Sovyetler Birliği döneminde, Aral Gölü’nü besleyen Emuderya ve Sirderya ırmaklarının sularının pamuk tarlalarına akıtılması sonucu 1960′lı yıllardan bu yana kurumaya başlayan Aral Gölü, yüzde 90 oranda küçülerek ikiye bölünmüş ve eski kıyılarından 170 kilometreye kadar geri çekilmiş durumda bulunuyor.

1960 yılında 68 bin 900 kilometrekare yüzölçümü ve 1083 kilometreküp su hacmine sahip Aral Gölü’nün uzunluğu 426 kilometreyi, eni 284 kilometreyi, en derin noktası 68 metreyken, 2010′da gölün yüzölçümü 12 bin 100 kilometrekareye, su hacmi 110 kilometrekübe, en derin noktası ise 24 metreye düştü.

Eski Sovyetler Birliği’nin, 1960-1990 yıllarında Orta Asya’da pamuk üretimini artırmak amacıyla sulanan tarım arazilerini 4,5 milyon hektardan 7 milyon hektara çıkarması ve böylece göle dökülen ırmak sularının azalması sonucu, 2010 yılına gelindiğinde gölün çekildiği 54 bin kilometrekarelik alanda, tuzlu kum tabakalarıyla kaplı “dünyanın en genç çölü” Aralkum oluştu.

Uzmanlar, Aral Gölü çevresinden her sene rüzgarla birlikte uçan yaklaşık 100 milyon ton tuzlu kum tozları da bölgeyi büyük bir çevre felaketiyle karşı karşıya bıraktı.

Kazakistan ve Özbekistan’da yaklaşık 2 milyonluk nüfusun yaşadığı Aral Gölü havzasındaki çevre felaketiyle, halk arasında çeşitli hastalıklar yaygınlaştı, bebek ölümlerinde de artış oldu.

1960′lı yıllarda Aral Gölü’ünün kıyısındaki balıkçı kasabası Moynak’ta, tarım arazilerinin büyük oranda tuzlanması ve gölün kıyılarının yüzlerce kilometre geri çekilmesi yüzünden tarım ve balıkçılık zarar gördü, halkın bir bölümü ülkenin diğer bölgelerine göç etti.

Aral Gölü havzasında 1960′lı yıllarda 300′den fazla bitki, 35 kuş, 23 diğer hayvan türü, Özbekistan’da ender görülen bitki ve hayvan türlerinin yer aldığı “Kırmızı Kitap”ta kayıt altına alınmıştı. 1960′ta 34 balık türünün bulunduğu gölde o dönemde yılda ortalama 60 bin ton balık avlanırken, bugün balıkların hemen hemen tamamı yok oldu. Moynak’taki balık konservesi fabrikası ise terk edildi ve harabeye döndü. Gölün eski kıyısında kalan balıkçı tekneleri buraları gemi hurdalığına çevirdi. Suyun geri çekildiği alanlarda oluşan Aralkum Çölü’nde artık develer geziyor.

Gölün ortasında bulunan ve 1954-1990 yıllarında Sovyetler Birliği tarafından 40′a yakın biyolojik silahın denendiği Vozrojdenie (Diriliş) Adası, suların çekilmesiyle karayla tamamen birleşti.

Şub
17
2011
0

Dünyanın En iyi Saklanan Sırrı

1.5 billion servings a day 

Coca Cola’nın formülü

Dünyanın en çok kâr eden şirketlerinden Coca Cola’nın formülünü ölesiye saklamasından daha doğal birşey yoktur. Birçok kola markasına rağmen hala dünyanın lideri konumundadır. İçindekileri herkes merak ediyor ama sadece bilinenlerden kabarcıklı su, yüksek oranda fruktoz mısır şurubu, kafein ve kahverengi boya maddesinin olabileceği.

Formülün bu kadar sıkı korunmasına karşın 1970′de Hindistan’da bir firma Coca Cola’nın formülünü açıklamıştı. Bu şirket daha sonra iflas etti ve dava üstüne davalarla karşılaştılar. Coca Cola şirketinin haleflerinden biri boşanırken eşi tarafından talep edilen orjinal kola formüllerini talep etmişti. Şirket bu olayıda çözerek formüllerin varlığının gerçek olmadığını ortaya çıkarmıştı.

Kim biliyor?

Sadece dünyada 2 kişi. Söylentilere göre 2 kişide formülün yarısını biliyor ve ancak birlikteyken gerçek formül ortaya çıkıyor.

Nasıl sır olarak saklanabiliyor?

Formülün orjinali ve kopyaları Atlanta’daki SunTrust Bankasında tutuluyor. Bu sırrın iyi saklanması için şirket SunTrust Bankasına 48.3 milyon dolar bir pay ayırmış. Coca Cola şirketinin politikaları arasında sırrı bilen 2 kişinin aynı uçaklarda seyahat etmesi yasak.

Tesekkurler Sohbet odalari Sohbet Siteleri - Sohbet Siteleri